Adımzileri ile
çiğdem demir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çiğdem demir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 3.KÖPRÜ...
/
Salı, Ocak 11, 2011 /
Posted in
2011,
ak parti,
çiğdem demir,
karikatürlerim/my cartoons,
üçüncü köprü
4 Aslı Yücel'den "Şimdiki Çocuklar"
Çizer güzellik uykusundan uyandı,
Yine harikalar yarattı.
Aslı Yücel'den harika bir karikatür.
Ben çok sevdim.
Aslı'nın ellerine,beynine,yüreğine sağlık :)
0 Firuz Kutal'dan Kurban Bayramı hakkında çizgi ötesi...
Firuz Kutal'dan Kurban Bayramı hakkında çizgi ötesi...
"Müslümanız biz de, artık bize kıymazsınız, değil mi?" diye duran koyunlarım bazılarını rahatsız etmiş. Bu beni üzdü, sonunda oldukça içten bir mektup yazdığını düşündüğüm A. adlı genç arkadaşa aşağıdaki cevabımı ilettim. Yazdıklarında büyük harflerle yazılmış yerlerde kızgınlık belirtiyor. Kendisinde her türlü hakkı bulurken, onun gibi de düşünülmeyebilir/yaşanmayabilir diyen birine hoşgörülü davranıp davranmayacağı konusunda emin değilim. Yine de bu yazdıklarımla, çizgimin ötesinde kendimi ifade etmeye çalışayım…
Merhaba A,
Çizgim dolayısıyla düşüncelerini paylaşmışsın, teşekkür ederim. Karşı görüşlerde olunsa da iletişim kurmak sağlıklıdır.
Bu çizgimi senin dışında bir kişi daha benzer şekilde eleştirince, dindarlık içi kalan söylemlerin konusunda ne diyeceğimi düşünmeye başladım. Kendi çapımdaki yüksek sesle düşüncelerimi şimdi seninle paylaşacağım. Bir geleneğe karşı durmanın seni heleyana getirmesinin seni ve beni aştığını düşündüğüm için de kamuoyuna mal edeceğim sonra.
Köklü bir gelenek ve belki de değişmesi imkânsız bir tabudan söz ediyoruz. Ama her tabu gibi aslında istenirse kolayca da yıkılabilir.
Elbette her gelenek ve din olguları gibi bu kurban kesme fikri ve uygulamasının da hayatla eşleşen mutlaka İslam dini doğduğu zamanlarda çok geçerli bir meşru yanı vardı.
Seni belki şaşırtacağım, vejeteryan sayılmam, o konuda da romantik bulduğum şeyler var: ancak yasadığımız çağa damgasını vuran kırmızı et üzerinden hastalıklar da dini seçimlerden bağımsız somut gerçeklikleri de önümüze çıkıyor. Sormuşsun söyleyeyim; son yıllarda, o da özlem ve alışkanlık adına yediğim kebaplar dışında eti az yiyorum. Balık ve yeşili önemsiyorum. Zaten pahalı olduğu için de çocukluğumda da çok yenilmezdi bizde et... Deriden yapılmış ceketim var, tüketim toplumu üyesi olunca neyi nasıl yaptığımız konusunda bilinçlerimizin köreldiği de açık.
Benim koyunlar canlarını ne uğruna verdiklerini pek senin kadar anlamıyorlar, bu yüzden de belki dindar gibi davranırlarsa, takke takar, çarşafa girerlerse, basına geleceklerden kurtulur sanabiliyorlar. Böyle davranmayıp, unu yapmak yerine ertesi günü kendileri için tehlike görüp kaçmaya çalışan koyun ailesi çizgimi de ekledim bugün. Bunlarla dini seçimlere laf ettiğimi düşünüyorsan, pek doğru değil. Ben şu andaki çalışmalarımın hiçbirinde ''et yemeyin'' demedim kimseye. Yenmezse iyi olur ama benim derdim o değil. İsteyen istediği kadar yesin. Buna ben bir şey demem.
Ben koyunlariıa yine de sahtekarlık yapsalar bile saygı duyuyorum, çünkü nasıl baskı yapan baba karşısında yalancılığa itililirse bir çocuk, dindar olmaktan başka seçenek yokmuş gibi davranma karşısında da çeşitli seçeneklerle yaşamaya çalışmayı anlamak gerek. Ama bu onları kurbanlık koyun olmaktan kurtaracak mı bilemem. Aslında bir dünya var, kaçıp gitmek de işe yaramaz.
Derdim, kurban kesimin yapılmasından daha çok, kesim işlemlerinin toplum üzerinde gösteri ve yaptırıma dönüşmüş halidir. Kimileri bunu ''mahalle baskısı'' kavramı altında anlatmaya çalışıyor. İlle de yapılması çok önemliyse, bari gözümüzün önünde bu kesim işi abartılmadan yapılsa. Fakirlere et dağıtmanın başka yolları da bulunabilinir, kaldı ki bugün fakirlere et dağıtmanın başka anlamları da var, oy istemek gibi, kendinin zenginliğini aklamak gibi, vicdanını rahatlatmak gibi, vb. Kendisine bin alanın yarım vermesi ile dilenciye sadaka vermek arasında benzerlik var.
Türkiye'deki şiddet yanlısı olma ile genelde hayvanları sadece kesilen et olarak algılama arasında bir bağ olduğunu düşünüyorum. Türkiye toplumunun baş belası ise şiddet ve islemeyen çeşitli kurumlardan dolayı kendi işini kendin görmeyi erdem kılmiış bir şiddetle iş halleder insanlarsak çoğumuz, o halde şiddetin çeşitli kılıflarla toplumun her faaliyetine nüfus ettiğini da anlamak ve belki de umutsuz bile olsa bir şeyler yapmak gerek. Silahları yasaklayamıyor, daha çok silah satan dükkan açıyor ve gazetelerde boy boy silah reklamları yayınlıyor ve satışını yasal kılıyorsan, bari kurban ile simgelenen şiddete dair bir şey yap.
Hayvanların kesiminde son yıllarda yine de devlet eliyle bir aşama kaydedildi, ama idealden çok uzak, hala sokaklarda koşan inekler, danalar, daha doğrusu boğalar, köşelere sıkışmış koyunlar gözümüzün önünde. Beğenmeyebilirsin, ama ben de 'kurban bayramı olmasın'' diye bir temenni de bulunma hakkına sahibim. Bu bayrama benim ihtiyacım yok, senin olabilir, buna da saygı duyuyorum, ama göz alanımda yapma bu kesimleri. Kurban kesmek istiyorsan, kendi dünyanda, senin yaşamını benim gibilere dayatmadan yap, bu işi göstererek yapmamanın da bence binlerce yolu vardır. Camia değil, çağdaş insan olmayı en değer olarak önümüze koyuyorsak elbette.
Ama kurbanlar kesildikten sonra derilerini THY mi, Silahlı Kuvvetler mi, çeşitli camialar mı, Nurcu dernekler mi, Kızılay mı, vb. alacak tartışmaları bugün bu olan bitenin o kadar da masum bir inanç uygulaması olmadığını anlatmıyor mu? Bu iş bir pazar ve birileri de yardım fikri dışında kazanç elde etmiyor mu?
Eskiden erkek çocuklarını özellikle ve zorla kesim yerine götürürlerdi. Koyunun kafası kesilirken bakmak istemeyen, ama zorla baktırılan çocukların büyüyünce katı erkek olacağı inanci vardı büyük olasılıkla. Yoksa neden ağlayan çocuğa bu kanı ille de göstermek istesin babası? Belki şimdi öyle değildir. Yine de bu kesim işini ailesinin eğitimi için bir gerekçe görenlerin olduğunu biliyorum. Sonradan anladığım, içimizdeki şiddetin kaynağı işte tam da bu çeşit gelenek bağlılıklarımız. Et, met bahane.
Bazı eski inanışlarda kurban yerine genç kız ya da yeni doğmuş bebek öldürülüyordu eskiden, ama şimdi çok azaldı ya da yok oldu. Neden? Çünkü dünya ilerliyor. Her insani hareket gibi, dinler de kendini reforma sokuyor. İnanç dediğini öteki dünyada hesaplaşmayı bırakmayan dinler zamana ayak uydurmayı deniyor. Dünyayı yöneten bir İslam kültüründen bugüne gelen İslam kültürü arasında dağlar kadar fark var ve bunun nedeni de sadece Batı'nın, kapitalizmin Doğu'yu sömürmesi ile açıklanamaz bence.
Hala Afrika'daki Müslümanlığı seçmiş kavimlerde kızların klitorisini bir çeşit kurban niyetine kesen bir kültür var. O da değişiyor bugün. Çünkü iyi bir şey değil insanların sağlığı için. Ana karnındaki bebeklerin bile cinselliğinin olduğu öğrenildi artık bugün.
Seni üzdüysem kusuruma bakma. Kimsenin Kurban Bayramına dil uzatmam, kutlarım. Ama bu bayramı senin kadar içten anlamam gerekmiyor.
Dediğim gibi bu bayram hiç olmasa da olur. Çeşitli derecedeki ''önemli insanlarımızın'' bir yere geldi mi kurban kesilerek karşılandığını da hatırlarsan, bu kurban işi, et yemekten çok öte bir zihni yatırımın aracıdır.
Çizgi koyunlarım tepelerindeki bıçağı görüyor ve şöyle ya da böyle rahatsızlık ibareleri üretiyor.
İyi bayramlar.
Firuz Kutal
15.11.2010
Bu yazı izmirizmir.net'den alınmıştır.
http://www.izmirizmir.net/bilesenler/koseyazilari/yazi.php?yazi_no=1639
1 Ahtapot Paul Ölmüş!
/
Salı, Ekim 26, 2010 /
Posted in
2010,
ahtapot paul,
akvaryum,
cehennem,
cennet,
çiğdem demir,
karikatürlerim/my cartoons,
ölmüş
2 Domatesin Fiyatı Düşmüş!
/
Cuma, Ekim 22, 2010 /
Posted in
2010,
çiğdem demir,
domates,
etiket,
karikatür,
karikatürlerim/my cartoons,
kırmızı,
pahalı,
sebze,
vatandaş,
vodafone,
vodafone reklamı
2 Madencilikte sonuncu sıradayız!
/
Çarşamba, Ekim 13, 2010 /
Posted in
2010,
çiğdem demir,
karikatür,
karikatürlerim/my cartoons,
maden,
madencilik,
sonuncu,
türkiye
0 Batısöz Dergisi
/
Pazartesi, Eylül 20, 2010 /
Posted in
12 eylül,
12 eylül 1980 askeri darbesi,
aslı yücel,
aşkın ayrancıoğlu,
atilla atala,
batısöz,
birol çün,
çiğdem demir,
dergi,
kenan evren,
mizah,
mustafa yıldız,
Press/Yayın
3 Memleketimden İnsan Manzaraları
/
Cuma, Eylül 17, 2010 /
Posted in
2010,
ayağında gümüş halhal,
ayakkabı,
bronz ten,
çiğdem demir,
çizer,
durak,
karikatürlerim/my cartoons,
otobüste gördüğümüz insanlar,
platin sarısı,
sarı saç
3 Fotoğraf...
/
Çarşamba, Eylül 15, 2010 /
Posted in
2010,
ağaç,
çiğdem demir,
doğa,
fotoğraf,
güneş,
kadın,
kız,
my photography,
nature,
siyah beyaz,
sun,
tree,
woman
1 12 Eylül...
/
Pazar, Eylül 12, 2010 /
Posted in
12 eylül 1980,
2010,
asker,
azrail,
çiğdem demir,
çocuk,
darağacı,
darbe,
erdal eren,
genç,
idam,
ip,
karikatür,
karikatürlerim/my cartoons,
kenan evren,
ölüm,
plaket,
urgan,
yaşam
0 Kafamız Karışık!
/
Pazartesi, Eylül 06, 2010 /
Posted in
12 eylül,
başbakan,
çiğdem demir,
damat,
düğün,
gelin,
karikatürlerim/my cartoons,
mustafa erdoğan,
pazar,
referandum,
sezen aksu,
siyaset,
siyasi karikatür,
yetmez ama evet
0 12 EYLÜL 1980 DARBESİNİN 30.YILINDA BESLEYENLER VE BESLENENLER KARİKATÜR SERGİSİ
/
Çarşamba, Temmuz 28, 2010 /
Posted in
12 eylül,
çiğdem demir,
darbe,
karikatür,
mustafa yıldız,
Press/Yayın,
saat kulesi karikatürcüler grubu,
sergi

"Arkadaşlar Merhaba
Son günlerde gündemede oturan 12 Eylül tartışmaları arasında bizim sergide tamamlandı. 51 çizer 124 karikatürle katıldı. Bunların içinden 70 adet ile sergiyi gerçekleştireceğiz. Abümde ise 90 karikatür olacak. Ayrıca albümde yitirdiğimiz ustaların bu konuda 30 karikatürü olacak. Yine Canol Kocagöz'ün yazısı ve arşivinden fotoğraf ve belgeler bulunacak.
Sergiyi Eylül ayında 30 il ve ilçe'de açacağız. Bunun çalışmalarını yapıyoruz. Sizlerinde açmak istediğiniz yer varsa iletebilirsiniz. Yurt dışında, 4 ülkede açmak içinde görüşmelerimiz sürüyor. Afiş tasarımını Sevgi Yılmaz arkadaşımız üslendi. Kendisine teşekkür ederiz. Ben ön bilgi olarak bunları iletiyorum. Gelişmeleri zaman, zaman sizlerle paylaşacağım. Sergiye gösterdiğiniz ilgi ve katılımınız için bir kez daha teşekkür ederim. Selamlar."
MUSTAFA YILDIZ
Son günlerde gündemede oturan 12 Eylül tartışmaları arasında bizim sergide tamamlandı. 51 çizer 124 karikatürle katıldı. Bunların içinden 70 adet ile sergiyi gerçekleştireceğiz. Abümde ise 90 karikatür olacak. Ayrıca albümde yitirdiğimiz ustaların bu konuda 30 karikatürü olacak. Yine Canol Kocagöz'ün yazısı ve arşivinden fotoğraf ve belgeler bulunacak.
Sergiyi Eylül ayında 30 il ve ilçe'de açacağız. Bunun çalışmalarını yapıyoruz. Sizlerinde açmak istediğiniz yer varsa iletebilirsiniz. Yurt dışında, 4 ülkede açmak içinde görüşmelerimiz sürüyor. Afiş tasarımını Sevgi Yılmaz arkadaşımız üslendi. Kendisine teşekkür ederiz. Ben ön bilgi olarak bunları iletiyorum. Gelişmeleri zaman, zaman sizlerle paylaşacağım. Sergiye gösterdiğiniz ilgi ve katılımınız için bir kez daha teşekkür ederim. Selamlar."
MUSTAFA YILDIZ
Sergiye katılan sanatçılar:Abidin Köse,Ali Karayel,Atay Sözer,Aslı Yücel,Aşkın Ayrancıoğlu,Atilla Atala,Atilla Pasin,Ayten Köse,Baki Murat Top,Birol Çün,Bülent Han,Canol Kocagöz,Cem Koç,Çiğdem Demir,Dinçer Pilgir,Emre Yılmaz,Eray Özbek,Ercan Baysal,Erdem Çolak,Ergun Akleman,Erol Ergül,E.Yaşar Babalık,Faruk Soyarat,Firuz Kutal,İ.Serdar Sayar,İsmail Kar,Kamil Yavuz,Levent Dağaşan,Lütfü Çakın,Mehmet Kahraman,Mehmet Tevlim,Mehmet Zeber,Mete Erden,Murat Aslan,Murat Özmenek,Musa Keklik,Mustafa Ak,Mustafa Yıldız,Özhan Mercan,Recep Bayramoğlu,Saadet Demir Yalçın,Sadık Öztürk,Sait Munzur,Serkan Demir,Semih Poroy,Serpil Kar,Sezer Odabaşıoğlu,Taner Özek,Uğur Deniz Kuşgöz,Vahit Akça,Yalçın Eroğlu.
4 ASLI YÜCEL BY ÇİĞDEM DEMİR
/
/
Posted in
2010,
aslı yücel,
beyaz,
black and white,
caricature,
cartoon,
çiğdem demir,
ink,
karikatür,
karikatürlerim/my cartoons,
mürekkep,
portre,
siyah,
tarama ucu
0 BUCA BELEDİYESİ 4.KARİKATÜR YARIŞMASI
/
Salı, Temmuz 27, 2010 /
Posted in
albüm,
çiğdem demir,
geri dönüşüm,
kaldırım,
karikatür,
karikatürlerim/my cartoons,
kent,
korkuluk,
Press/Yayın,
recycling,
tarih,
tarihi eser,
yarışma

Buca Belediyesi'nin düzenlemiş olduğu "Kent'te Tarihi Dokuyu Korumak" konulu 4.Karikatür Yarışması albümü ve albümde yer alan eserlerim.Menekşe(Çam) Hocam aracılığıyla,
Buca Belediyesi'nin düzenlemiş olduğu 3.Karikatür Yarışması'nın albümünde de iki adet çalışmamın yer almış olduğunu öğrendim.Fakat albüm hala gelmedi.
Buca Belediyesi'nin düzenlemiş olduğu 3.Karikatür Yarışması'nın albümünde de iki adet çalışmamın yer almış olduğunu öğrendim.Fakat albüm hala gelmedi.

















